4.Mezmur
MEZMUR 4
Koro Şefi İçin ‑ Flüt İçin ‑ Davut'un Mezmuru
KONU: Akşam duası:
Birinci ayetten üçüncü ayete kadar bir yakarış dile getiriliyor. Dördüncü ve beşinci ayetlerde bir uyarı ve düzeltme girişimi var. Altıncı ile sekizinci ayetler arasında ise mezmur yazarı insanın güvencesinin gerçekten kimde olması gerektiğinden söz eder.
Sevgili dinleyicim, bu mezmurun başında nasıl bir müzik aleti kullanılması gerektiği de belirtiliyor. Müzik aleti için İbranicede "negino" sözcüğü kullanılır. Bunun çevrisi biraz tartışmalıdır. Aslında o kadar önemli değildir, ama "negino" sözcüğü herhangi bir müzik aletine değinir. Bazı yorumcular bunun telli saz ya da ud şeklinde bir alet olduğunu ileri sürerler, bazıları ise bunun flüt olduğunu iddia ederler. Bence bunun önemi yoktur.
Mezmur yürekten gelen bir seslenişle başlar. Burada bir dua yükselmektedir. Rab'be ait olanların sıkıntı zamanında sığınabilecekleri en emin yer dua yeridir.
Davut bu mezmur duasına şöyle başlar:
Mez.4: 1 Sana seslenince yanıtla beni, Ey adil Tanrım! Ferahlat beni sıkıntıya düştüğümde, Lütfet bana, kulak ver duama.
"Ferahlat beni sıkıntıya düştüğümde" diye baskı altında olduğunu ilan ediyor mezmur yazarı. Yaşamın sıkıntıları malum! Çok kez dayanılamaz aşamalara gelir, ama tüm sıkıntılarımız içinde Tanrı bizi ferahlatabilen tek kaynaktır. Bu bunalımlı dünyada sıkıntılar içinde ferahlayabilmemiz için Rab'bin sözüne dönmemiz gayet doğal bir şey olmalı. Kutsal Söz şöyle diyor:
Mez.145: 18 RAB kendisine yakaran, İçtenlikle yakaran herkese yakındır.
Davut peygamber Rab Tanrı'ya sıkıntılarını dökerken Rab'bin Ruhu ona şöyle dedi:
Mez.50: 15 Sıkıntılı gününde seslen bana, Seni kurtarırım, sen de beni yüceltirsin.
Yşa.65: 24 Onlar bana yakarmadan yanıt verecek, Daha konuşurlarken işiteceğim onları.
Mezmur 18’de Mezmuz yazarı çok kişisel bir şekilde şöyle diyor:
Mez.18: 6 Sıkıntı içinde RAB'be yakardım,Yardıma çağırdım Tanrım'ı.Tapınağından sesimi duydu,Haykırışım kulaklarına ulaştı.
Yine Mezmurlarda şöyle diyor:
Mez.55: 16 Bense Tanrı'ya seslenirim, RAB kurtarır beni.
Mez.86: 7 Sıkıntılı günümde sana yakarırım, Çünkü yanıtlarsın beni.
Mez.91: 15 Bana seslenince onu yanıtlayacağım, Sıkıntıda onun yanında olacağım, Kurtarıp yücelteceğim onu.
İşte Kutsal Kitap, böylesine Tanrı'nın vaatlarıyla doludur. Dördüncü Mezmur, Tanrı'nın kendisiyle birlikte olduğunu bilen Davut'un bir seslenişidir.
Mez.4: 2 Ey insanlar, ne zamana dek Onurumu utanca çevireceksiniz? Ne zamana dek boş şeylere gönül verecek, Yalan peşinde koşacaksınız?
İnsanlar arasında o kadar çok yalan söyleniyor ki, insanlar gerçeği konuşmasını bilmiyor artık. İşine geldiği zaman gerçeği konuş, ama işine gelmezse yalan söyle. Güncel yaşantımızda bu çirkin yaşam felsefesi bal gibi kullanılıyor. Mezmur yazarı şöyle diyor: "Kötüler ana rahminden yalancıdır. Doğuşlarından yalan söyleyerek saparlar." Ama Tanrı buna kesinlikle hayır diyor.
Mez.4: 3 Bilin ki, RAB sadık klunu kendine ayırmıştır, Ne zaman seslensem, duyar beni.
Duamızı işiten Rab ne harikadır.
Uyarı şeklinde konuşulan iki sözle devam ediyor Mezmur yazarı:
Mez.4: 4 Öfkelenebilirsiniz, ama günah işlemeyin; İyi düşünün yatağınızda, susun.
Burada dualarımızın kabul edilmesi için nasıl davranmamız gerektiğini bildiriyor.
"Korkuyla titreyin" derken, burada dile getirilen anlam, günah işlemekten korkun’dur. Günah konusunda çok titiz olmalıyız.
Ne yazık ki, günümüzde bu konuda o kadar titreyiş görmüyoruz. Günah çok hafife alınıyor, sanki önemsiz bir şeymiş gibi ondan söz ediliyor. Evet, İsa Mesih'te kurtuluş bulduk, ama bu kurtuluşumuzu büyük bir titizlikle, günahtan kaçarak etkin kılmalıyız.
Mez.4: 5 Doğruluk kurbanları sunun RAB'be, O'na güvenin.
Mezmurda Rab bizi uyarıyor: "Doğruluk kurbanları sunun" diyor. Ne demek oluyor bu? Hayatımızda Mesih'i yaşamak, O'nun doğruluk giysilerini her gün kuşanmak ve bu şekilde yaşamak! Örneğin Kutsal Söz biz imanlılara diyor:
Ef.4: 26 Öfkelenin, ama günah işlemeyin. Öfkenizin üzerine güneş batmasın.
Bu küçük sayılan öfke reaksiyonu bile Rab'bin Kutsal Ruhu tarafından kontrol edilmelidir.
Mez.4: 6 "Kim bize iyilik yapacak?" diyen çok. Ya RAB, yüzünün ışığıyla bizi aydınlat!
Birçokları diyor ki "Artık hiç bir şey yolunda gitmez." Gerçekten de Rabbin yüzünün nuruyla bizi aydınlatmasına çok ihtiyacımız vardır!
Davut peygamber Rab'bin iyiliklerini kendi yaşamında tecrübe ettiği için bunu mezmurunda belirtip şöyle diyor:
Mez.4: 7 Öyle bir sevinç verdin ki bana, Onların bol tahıl ve yeni şaraptan aldığı sevinçten fazla.
Davut peygamber senin benim gibi bir insandı dostum. Sorunlarla, sıkıntılarla karşılaştığı zaman o da bizim gibi umutsuzluğa kapıldı. Çevresinde iman etmeyen insanlar vardı. Hatta kendi adamları bile onunla alay etti, ona güvenmedi, onun Tanrı'sıyla alay etti. "Tanrı onun için hiçbir şey yapmayacak" dediler. Ancak biliyoruz ki Tanrı onun için çok büyük işler yaptı. "Öyle bir sevinç verdin ki bana, onların bol tahıl ve tatlı şaraptan aldığı sevinçten fazla" diye sevinçle zıpladı Davut. Dostum, Rab Davut'a karşı iyi davrandığı gibi bize karşı da iyi davranmak ister.
Şimdi bu mezmurun nasıl sona erdiğine bakalım. Son ayet, yani sekizinci ayet şöyle diyor:
Mez.4: 8 Esenlik içinde yatar uyurum, Çünkü yalnız sen, ya RAB, Güvenlik içinde tutarsın beni.
İşte dostum, psikologların, ruh doktorlarının ve birçok kişilerin çözüm getiremediği durumlara Rab hemen çözün sağlıyor. Uykusuz geceler mi geçiriyorsun? Rabdeki güvenlik sana en iyi uykuyu sağlayabilir. Uyku hapı almaya ya da başka ilaçlara başvurmaya gerek yoktur. Dördüncü mezmuru okumayı denedin mi? Denemedinse onu bir dene. Yalnız dördüncü mezmur değil, tüm mezmurlar bizi bu stresli yaşamın stresinden kurtarıp yukarılara, göksel yerlere yükseltebilir.