Perşembe, Eylül 09, 2010

Mezmur 24 - 25

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 

MEZMUR 24

KONU: Mesih Baş Çobanımız

 

Daha önce de açıkladığım gibi, bu Mezmur diğer iki Mezmur ile bağlantılıdır ve Mesih'in kral olarak yeryüzüne geleceğini belirtir. Rivayete göre bu Mezmur özel bir dönemde yazılmış. I Tarihler 13:1-8'de bir olay vardır. Davut düşmanın elinden Rabbin sandığını alıp geri Siyon dağına getiriyordu. Tarihçi Yosefus'a göre, Rab'bin sandığı Siyon dağına getirilirken sandığın önünde yedi koro grubu bu Mezmuru dile getirmiş. Daha sonra Davut, Tapınak inşa edilinceye kadar sandık için Siyon dağında geçici bir tapınma çadırı yaptırmış.

 

Mezmur iki kesime ayrılabilir: Kralın yoldaşları, ki bunlar Egemenliğe girenlerdir (ayet 1-6) ve ikinci olarak Egemenliğini kurmak için gelen Kral (ayet 7-10). Davut peygamberin gününde bu Mezmurun nağmelerle dile getirilişi muazzam bir manzara teşkil etmiş olmalıydı.

 

EGEMENLİĞU GİREN KRALIN YOLDAŞLARI

 

Mez.24: 1-2 RAB'bindir yeryüzü ve içindeki her şey, Dünya ve üzerinde yaşayanlar;  Çünkü O'dur denizler üzerinde onu kuran, Sular üzerinde durduran.

 

Yeryüzü Rabbindir. Davut peygamber yine İsa Mesih hakkında yazıyor, O'nun Yaratıcı olduğunu söylüyor. Bu dünya O'na aittir. Yeryüzü bir ya da başka bir millete ait değildir. Tüm dünya O'nun asıl sahibi Rabbindir. Yeryüzünde birçok imparatorlar dünyaya hakim olmaya girişti, ama dünyanın tek sahibi tek hakimi Rabdir. Dünyayı kontrolü altına almak isteyen birçok insan ve ülkeler vardır, ama bir gerçeği unutuyorlar: Bu dünyanın asıl sahibi ölmedi, diridir ve egemenliği başka hiç kimseye vermeyecektir.

 

"O'dur denizler üzerinde onu kuran, Sular üzerinde durduran". Yaratılış olayının üçüncü günü Rab Tanrı,

 

Yar.1: 9-10  Tanrı, «Göğün altındaki sular bir yere toplansın, kuru toprak görünsün» diye buyurdu ve öyle oldu.  Kuru alana «Kara», toplanan sulara «Deniz» adını verdi. Tanrı bunun iyi olduğunu gördü.

 

Tanrı suları bir araya topladığı zaman su altında yatan kara parçaları ortaya çıkmaya başladı. Burada görebiliriz ki ölümün mezarından hayat çıkardı Rab. Dirilişten söz eder burada.

 

Mez.24: 3 RAB'bin dağına kim çıkabilir, Kutsal yerinde kim durabilir?

 

 

"RAB'bin dağına kim çıkabilir". Bir sonraki ayette bunun cevabını alabiliriz.

 

Mez.24: 4 Elleri pak, yüreği temiz olan, Gönlünü putlara kaptırmayan, Yalan yere ant içmeyen.

 

Rab'bin dağına çıkacak olan kişilerin elleri temiz olmalıdır, ama daha da önemlisi yürekleri temiz olmalıdır. "Gönlünü putlara kaptırmayan, yalan yere ant içmeyen". Bu şarta göre ben asla Rab'bin dağına çıkamam, ama kendi işlerimle zaten çıkamayacağımı biliyorum. Rab İsa bunu benim için yaptı. O benim ellerimi temizledi, bana yepyeni bir yürek verdi. Bu nedenle orada olacağıma eminim, çünkü Mesih'e iman ettim ve benim hayatım O’ndadır. Mesih orada olacağına göre ben de orada olacağım. O kendisine iman edenleri Baba Tanrı'ya kusursuz şekilde sunacağına dair vaadde bulundu. Beni de Babanın lütuf tahtı önüne getirecektir. Şu anda Baba'nın sağında oturmakta ve benim baş kahinim olarak benim için aracılık etmektedir. Bunu nerden biliyorum? Biliyorum çünkü O'na kurtarıcım olarak hayatımı teslim ettim.

 

Mez.24: 5-6  RAB kutsar böylesini, Kurtarıcısı Tanrı aklar. O'na yönelenler, Yakup'un Tanrısı'nın yüzünü arayanlar İşte böyledir. *

 

Ne güzel sözler değil mi? Bunu nağmelerle dile getiren korların Yeruşalim'e girişini göz önüne getirebilir misiniz?

 

Mez.24: 7 Kaldırın başınızı, ey kapılar! Açılın, ey eski kapılar! Yüce Kral girsin içeri!

 

Kentin kapılarından bir ses yükselir: Kimdir bu yüce Kral? Koro buna karşılık verir:

 

Mez.24: 8-9  Kimdir bu Yüce Kral? O RAB'dir, güçlü ve yiğit, Savaşta yiğit olan RAB. Kaldırın başınızı, ey kapılar! Açılın, ey eski kapılar! Yüce Kral girsin içeri!

 

Kapıdan bir başka ses yükselir: "Kimdir bu Yüce Kral?" Koro yine cevap verir. Evet, kimdir bu yüce Kral? İsa Mesih'tir.

Sanımca bu bölümde iki olay resimlendirilmektedir. İlk olarak, Rabbin göğe geri döndüğünün bir resmidir bu. İkinci olarak yeniden yeryüzüne gelişinin bir resmidir. Yüce Kral kimdir? Dünya bilmez, ama bu mezmur bize yanıtı veriyor. Yüce kral,  RAB'dir; O, güçlü ve yiğit, savaşta yiğit olan RAB. Sonra kapıların açılması buyrulur ki Yüce Kral girsin. Gelki bugün O’nu girmiş görmüyoruz, çünkü dünya O’nu reddetmiştir.

 

Mezmur yazarı,

 

Mez.24: 7-8  Kaldırın başınızı, ey kapılar! Açılın, ey eski kapılar! Yüce Kral girsin içeri! Kimdir bu Yüce Kral? O RAB'dir, güçlü ve yiğit, Savaşta yiğit olan RAB.

 

O kralların Kralı Rablerin rabbidir kardeşim. Gün gelecek, O'nun önünde her diz çökecek ve her dil ikrar edecek ki O Rabdir.

 

Mez.24: 10 Kimdir bu Yüce Kral? Her Şeye Egemen RAB'dir bu Yüce Kral!

 

 

 

MEZMUR 25

KONU: Merhamet ve Kurtuluş için yalvarış

 

Bu Mezmur bizi yeni bir kesime getririyor. Seri olarak 25'ten 39. Mezmura kadar uzanıyor. Bu Mezmurlarda Davut peygamberin kendi kişisel tecrübeleri kaydedilmiştir. Ama aynı zamanda Mezmurların sözlerinde geleceğe dönük sözler vardır. İleride İsrail'in geri kalanlarının neler çekeceği de bu Mezmurlarda Yansıyor. Bu günkü imanlılar için teselli kaynağı oluyor. Bundan önceki Mezmurlar benim fikrime göre dramatik ve duygulandırıcı diye nitelendirilebilir, ama şimdi ele alacağımız 15 tane Mezmur daha sakin, kişisel ve içte iş gören niteliklere sahiptir. Bu günkü hayatımız için muhteşem bir mesaj vermekle birlikte, hayatımızı etkileyebilen Mezmurlardır. Belki bu Mezmurlardan bazılarını hiç duymadık ya da o kadar aşina olmadığımız sözleri içeriyorlar, ama dediğim gibi bize bir mesajı vardır. Her ayetin ayrıntısına giremeyeceğiz, ama bazı ayetler bizi doruklara çıkaracaktır. Bunlaradan öğrenebileceğimiz birçok yeni şey vardır. Bazen gözüme uyku girmediği geceler oluyor, hemen Mezmurlara bakıyor, açıp bir iki tane okuyorum. Bazen evden uzak kaldığım günler oluyor, yalnızlık basar ve yine Mezmurlara dönerim. Özellikle bu kesimin Mezmurları bana teselli kaynağı olmuştur. Neden? Çünkü bu Mezmurlar sorun üstüne sorun yaşamış olan bir adamın tecrübelerinden kalemine akan sözlerdir. Beni, benim durumumu, benim sorunlarımı yansıtıyor. Aynı zamanda söz konusu Mezmurların peygambersel özellikleri vardır, yani geleceğe bir pencere açıyor ve ileride İsrail'in geri kalanlarının çekeceği sıkıntıları kısmen resimliyor. Ancak en önemli özelliği, her çağdaki imanlıya teselli kaynağı oluşudur.

 

Mez.25: 1-2  Ya RAB, bütün varlığımla sana yaklaşıyorum, Ey Tanrım, sana güveniyorum, utandırma beni, Düşmanlarım zafer kahkahası atmasın!

 

Davut'un her konuda Rab'be ne kadar yaslandığını, O'na ne kadar güvendiğini dile getirir bu sözler. Bir gün İsrail ulusu da kendilerine olan güvenlerini yitirecekler ve tümüyle Rab'be dayanma zorunda olduklarını anlayacaklardır. Her imanlının konumu bu olmalı. Bir Mesih imanlısı kendi yeteneklerine, kendi gücüne, kendi becerilerine güvenmeye başladığı anda yuvarlanma durumundadır. Düşecektir! Rab buna bazen izin verir ki gerçekten bizim desteğimizin kim olduğunu anlayalım.

 

Davut, "Ya RAB, bütün varlığımla sana yaklaşıyorum" diye haykırırken ciddi şekilde Rab'bin önüne alçakgönüllülükle geliyor. Burada yükselen sadece onun sesi değildir. O'nun varlığının her parçası dudaklarından çıkan sözlerle birlikte Rab'be yükseliyor: "Ey Tanrım, sana güveniyorum, utandırma beni, Düşmanlarım bana üstün çıkmasın!". Kardeşim, acaba sen de Davut peygamber gibi her şeyin elden gitmekte olduğu bir durumda buldun mu kendini? Başarısızlık, yetersizlik seni yere vurdu mu? Her durumda başarıyı bir sonraki tepenin arkasında gördüğün anlar oldu mu? Başarısızlar kulübüne hoş geldin! Rab seni burada karşılayacaktır, güçsüzlüğünü güce, başarısızlığını başarıya dönüştürecektir. Belki de şahsi hayatın paramparça olmuş durumdadır, işyerinde işler yolunda gitmiyor. Evde aile ortamı bozulmak üzere. Sanki her an düşmanların tepene dikilip son darbeyi vuracakmış gibi geliyor sana. Sen de Davut gibi haykırabilirsin: "Ey Tanrım, sana güveniyorum, utandırma beni, Düşmanlarım bana üstün çıkmasın!". Bu şekilde dua ettiğin oldu mu? Rab yardım edecektir, O'na güven!

 

Mez.25: 3 Sana umut bağlayan hiç kimse utanca düşmez; Nedensiz hainlik edenler utanır.

 

Şimdi onun yalvarışlarını dinle:

 

            Mez.25: 4 Ya RAB, yollarını bana öğret, Yönlerini bildir.

 

Hayatta insanın gidebileceği iki yol vardır. Ya Tanrı'nın yolunda gidebilir ya da kendi yolunda. İkisi arası yol yoktur. Tanrı her zaman bize bir seçenek verir. Kendi seçtiğimiz yolda yürüyebiliriz, bu konuda özgürlüğümüz vardır, ama özgürlükle birlikte sorumluluk da vardır.

 

Özd.14: 12 Öyle yol var ki, insana düz gibi görünür, Ama sonu ölümdür

 

Rab'be yalvarıp gitmemiz gereken yolu bize göstermesini O'ndan istemek bence hayatımızda yapabileceğimiz en iyi seçimdir. Biz kendi yolumuzu seçerken bile O'nun bize yön göstermesini isteyebiliriz.

 

Mez.25: 5 Bana gerçek yolunda öncülük et, eğit beni; Çünkü beni kurtaran Tanrı sensin. Bütün gün umudum sende.

 

Mezmur Yazarı, ona öncülük etmesi, ona yol göstermesi için Rab'be yalvarıyor. Bu Mezmuru İbranicedeki özelliklerine göre incelersek göreceğiz ki İbranice alfabesine göre düzenlendi. Buna 'Akrostik' Mezmur denilir. Her ayet İbranice alfabesinin bir harfiyle başlar. Ne yazık ki bu cümle Türkçemize çevrilirken bu akrostik sıralanması yapılamıyor.

 

Mez.25: 6 Ya RAB, sevecenliğini ve sevgini anımsa; Çünkü onlar öncesizlikten beri aynıdır.

 

Mezmur Yazarı yalnızca Rab'bin sevecenliğinden söz etmekle yetinmiyor, aynı zamanda O'nun sevgisinin derinliğini de ifade ediyor. Ben aslında sevgi ile sevecenlik arasında bir türlü ayırım yapamıyorum. Bazen küçük çocuklar bizim anlayamadığımız en derin kavramları basit şekilde açıklayabiliyorlar. Bu konuda da küçük bir çocuk, "Annenden, üzerine tereyağı sürülmüş bir dilim ekmek istersen ve annem bunu sana verirse buna 'iyilik' denilir, ama kalkıp da üzerine tereyağı ve aynı zamanda çilek receli sürülmüş bir dilim ekmek verirse buna 'sevecenlik' denir, demiş." Herhalde aradaki farkı bundan daha iyi şekilde ifade edemeyiz. Davut peygamber, başı dertte olduğu günlerde bunu söyleyebildi. İleride bir gün geliyor ki, İbranilerden arta kalanlar da bu şekilde duygularını ifade edeceklerdir. Bu Mezmurun sözleri yüreğimizden kopan nağmelerdir, çünkü yüreğimizin durumunu yansıtır. Geçmişteki imanlılar için iyi olan bir şey varsa gelecekteki imanlılara da yararlı olacaktır. Kesin olarak bizim için bu durum iyidir ve yararlıdır. Ben bir türlü anlayamıyorum, birçokları Mezmurları okuyorlar, Romalılar mektubunu okuyorlar ve buna rağmen Tanrı'nın gelecek günler konusunda belli planları olduğunu görmüyorlar. Gelecek kosununda Tanrı her şeyi planladı ve planladığı gibi olacaktır.

 

Tanrı'nın planında İsrail ulusu için çok önemli bir yer vardır. Bunu gözardı edemeyiz. Rab bu insanları tümüyle terketmedi.

 

Mez.25: 7 Gençlik günahlarımı, isyanlarımı anımsama, Sevgine göre anımsa beni, Çünkü sen iyisin, ya RAB.

 

Davut'un Rabden istedikleri gerçekten iyi şeylerdir. İlkin O'ndan iyilik ve sevecenlik istiyor, ama bunların yanısıra Tanrı'nın merhametine ve sevgisine dayanarak O'ndan kendisini hatırlamasını ister. Ancak Rab'bin hatırlamasını istemediği bazı şeyler de vardır. Rab bunları anımsarsa Davut'un işi bitecekti. Günahlarını hatırlamaması için O'na yalvarır. Özellikle onun gençlik günahlarını anımsamaması için yalvarır. Sonra Rab'bin iyiliği, merhameti ve sevgisi için dilekte bulunur. Rab hem iyilikte hem de merhamette çok zengindir. Bol bol vermesini de bilir. Senin için yeteri kadar iyiliği ve merhameti vardır. Bunu verdikten sonra bana da verecek kadar merhameti ve iyiliği vardır. Bana verdikten sonra dünyadaki her insana aynı ölçüde verecek iyiliği ve merhameti vardır. Senin durumunu bilmiyorum kardeşim, ama kendiminkini çok iyi bilirim. Tanrı'nın bol iyiliğine ve merhametine ihtiyacım vardır. İyilik ve merhamet beni günlerimin sonuna dek izleyecektir. Onlar olmasa ben yaşayamam. kendi iyiliğim ve merhametim yoktur, ama Tanrı'nın iyiliği vemerhameti benim yanımdan ayrılmayacaktır.

 

TANRIYA OLAN GÜVENİN İFADESİ

 

Bu Mezmurun ikinci kesiminde Davut peygamber Tanrı'ya olan güvenini dile getirmektedir.

 

Mez.25: 8 – 9 RAB iyi ve doğrudur, Onun için günahkârlara yol gösterir. Alçakgönüllülere adalet yolunda öncülük eder, Kendi yolunu öğretir onlara.

 

Tanrı'nın iyiliği, O'nun sevgisi ve doğruluğu en iyi şekilde bizler için sağladığı kurtuluş planında açıklanıyor.

 

Mez.25: 10 –11 RAB'bin bütün yolları sevgi ve sadakate dayanır Antlaşmasındaki buyruklara uyanlar için. Ya RAB, adın uğruna Suçumu bağışla, çünkü suçum büyük.

 

Biliyor musunuz? Tanrı bizi bizden dolayı asla bağışlayamaz. İsa Mesih'ten dolayı, O'nun çarmıh üzerinde gerçekleştirdiği muhteşem işten dolayı bağışlar. Sen ve ben kardeşim günahlarımızın yaraştırdığı yargıdan Kurtuluşu hiçbir şekilde hak edemeyiz. Biliyoruz ki Davud'un korkunç günahlarına rağmen Tanrı onu bağışladı ve bizi de İsa Mesih'te bağışlayabilir. Bizden beklediği O'na güvenmek, hayatımızı O'nun ellerine teslim etmektir. Rab'be küfretmekten çekinmeyen bir yaşlı küfürbaz bir gün yüzünde alaycı bir ifadeyle yanıma gelip dedi, "Davud gibi kötü bir günahkarı Tanrı neden kral olarak seçti?" O'na dedim ki, "Rab bunu yaptığı için sen ve ben O'nun bu seçiminden dolayı teselli edilmeliyiz, çünkü Tanrı, Davut gibi bir günahkara kurtuluş sağladıysa senin ve benim için de bir şans var demektir. Seni ve beni de bağışlayabilir. Kendi halkının geleceği konusunda Rab Yeremya peygamber aracılığıyla şöyle dedi:

 

Yer.31: 34 Bundan böyle kimse komşusunu ya da kardeşini, ‘RAB'bi tanıyın diye eğitmeyecek. Çünkü küçük büyük hepsi Tanıyacak beni" diyor RAB. "Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım."

 

Mez.25: 14 RAB kendisinden korkanlarla paylaşır sırrını, Onlara açıklar antlaşmasını.

 

Günümüzde bazı insanlar var ki Mesih imanlısı olduklarını iddia ediyorlar, ama hayatları bu iddiayı doğrulamıyor. Hayatları kocaman bir soru işareti oluşturur. Kutsal Yazılardaki bazı ayetleri anlamıyorlar, Rab'bin bazı davranışlarını anlamıyorlar. Onların Kutsal Kitap anlayışsızlıkları o kadar bariz şekilde görülebilir ki, hemen imanları konusunda soru sormamızı talep eder. Bu insanlar sürekli şekilde Rab'bin sözlerini ve davranışlarını sorguluyorlar. Tanrı Sözü şöyle der: "Rab'bin sırları O'ndan korkanların içindedir". Rable yürüyorsak genelde soru sormaya ihtiyaç duymayız. Yanlış anlaşılmasın, körü körüne her şeye inanmalıyız demiyorum, ama bazı ortamlarda birisine o kadar güveniyorsunuz ki, içinizden ona soru sormak gelmiyor. Sadece onunla birlikte olmak, onun yanında olmak istiyorsunuz. Rab ile yürüyüşümüz de böyle olmalı, elimizi O'nun elinin içine koyarak bir çocuk gibi O'nun bizi götürmek istediği yerlere gidelim.

 

Biliyorsunuz, küçük yaştaki çocuklar hiç durmadan habire sorular sorar. Yolda önüne ne çıksa, uzaklarda ne görse hep sorar. Sonunda yorulur ve kucağa alınmak ister. Kucağa alındığında da yorgun kollarını anne ya da babanın boynuna dolar, başını omuzunun üzerine yaslar, o şekilde bir bakmışsınız ki mutlu bir şekilde uyumuş. Biz de çok kez durmadan ürettiğimiz sorulara son vermeliyiz. Soru fabrikasının kapılarını kapatıp dinlenme tesislerine gitmeliyiz. Orada başımızı Rabbin göğsüne dayayıp Onu dinleyelim, O'nunla birlikteliğin tadını çıkaralım. Rab ile kırlarda yürüyelim, elimizi O'nun eli içine usulca koyup sadece yürüyelim.

 

BELALAR VE KURTULUŞ

 

Bu Mezmurun son kesimine gelirken yine birkez daha ileride İsrail ulusunun karşılaşacağı belalı günlerle karşılaşıyoruz.

 

Mez.25: 15 –17 Gözlerim hep RAB'dedir, Çünkü ayaklarımı ağdan O çıkarır. Halime bak, lütfet bana; Çünkü garip ve mazlumum. Yüreğimdeki sıkıntılar artıyor, Kurtar beni dertlerimden!

 

Artakalan İsrail ulusu için gelecek olan sıkıntı zamanında ne ilginç bir dua olacak bu. Senin ve benim çektiğimiz sıkıntı zamanlarında da bu çok uygun bir duadır. Bu dua  her imanlının dudaklarından dökülen bir dua olmalıdır.

 

                        Mez.25: 18 Üzüntüme, acılarıma bak, Bütün günahlarımı bağışla!

 

Seni bilmiyorum, ama ben en çok sorunlu zamanlarda Rab'bin önüne gelip günahlarımı itiraf ederim. Bazen unuturum, bazen hatırlamak istemem, çünkü anılar beni rahatsız eder, ama sorunlar kendiliğinden anıları körükler. Sorunlarla birlikte itiraflar ve ikrarlar başlar. Bu yüzden sorunlara merhaba, hoş geldin demeliyiz. Bizi Rab'be daha da yakınlaştırır.

 

Mez.25: 19 –21  Düşmanlarıma bak, ne kadar çoğaldılar, Nasıl da benden nefret ediyorlar! Canımı koru, kurtar beni! Hayal kırıklığına uğratma, çünkü sana sığınıyorum! Dürüstlük, doğruluk korusun beni, Çünkü umudum sendedir.

 

Şimdi Mezmurun dile getirdiği düşünceleri bir araya toplayacağız. Kimin için dua yükseltiliyor?

 

            Mez.25: 22 Ey Tanrı, kurtar İsrail'i Bütün sıkıntılarından!

 

İki yönlü bir yakarıştır bu. Davut peygamber kral olarak o günkü halkının kurtuluşu için dua ediyordu, ama aynı zamanda peygamber olarak geleceğe bakıyordu.

İbranilerin arta kalanları kurtulacaktır ve Davut bunun için dua ediyor, ama aynı zamanda bu dua da bizim içindir. Ya Rab, bizi bütün sıkıntılarımızdan kurtar!